Son Sayı
11 (1), 2026
YOAD/JMOS
Dergi Künyesi
Hüseyin Tolga Çağatay, Yüksel Demirel & Ayla Karaduman
İşyerinde Yalnızlığın Sessiz Ağırlığı: Duygusal Tükenmede Psikolojik Dayanıklılığın Aracı Rolüİşyerinde yalnızlık, özellikle sağlık hizmetleri gibi duygusal açıdan zorlayıcı mesleklerde psikososyal bir risk faktörü olarak giderek daha fazla dikkat çekmektedir. Önceki çalışmalar ruh sağlığı üzerindeki etkisini araştırmış olsa da, özellikle radyoloji ve laboratuvar teknologları gibi yalnız rollerde çalışan sağlık teknisyenleri arasında duygusal tükenme üzerindeki spesifik etkisi hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu çalışma, işyerinde yalnızlık ve işle ilgili duygusal tükenme arasındaki ilişkide psikolojik dayanıklılığın aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Aralık 2024 ve Ocak 2025 tarihleri arasında Ankara'daki kamu ve özel sağlık kurumlarında çalışan 406 tıbbi görüntüleme ve laboratuvar teknikeri ile kesitsel bir çalışma yürütülmüştür. İş yerinde yalnızlık, duygusal tükenme ve psikolojik dayanıklılığı değerlendirmek için geçerliliği kanıtlanmış ölçekler kullanılmıştır. Veriler SPSS 26.0 ve doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 24.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Aracılık modelini test etmek için 5000 bootstrap yeniden örneklemeli Hayes'in PROCESS Makrosu (Model 4) uygulanmıştır. İşyeri yalnızlığının duygusal tükenme ile pozitif ve psikolojik dayanıklılık ile negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Psikolojik dayanıklılık ise duygusal tükenme ile negatif ilişkili bulunmuş ve yalnızlık ile tükenme arasındaki ilişkiye önemli ölçüde aracılık etmiştir. Bulgular, işyerinde yalnızlığın psikolojik dayanıklılığı zayıflatarak duygusal tükenmeye önemli ölçüde katkıda bulunduğunu vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, hem yalnızlık duygularını azaltan hem de bireysel başa çıkma mekanizmalarını geliştiren işyeri müdahalelerine duyulan ihtiyacın altını çizmektedir.
Anahtar Kelimeler: İş Yeri Yalnızlığı, Duygusal Tükenmişlik, Psikolojik Sağlamlık, Dayanıklılık Temelli Müdahale, Sağlık Teknik Personeli
DOI : 10.71350/yoad.11.1.001 [PDF]
Mehmet Barca & Semih Ceyhan
Stratejik Planlamanın Türk Kamu Yönetimine Girişi: Politika Transferine Aktör Merkezli BakışBu çalışma, Türkiye’de stratejik planlamanın bir kamu yönetimi politikası olarak transfer edilme sürecini reformun mimarı olan aktörlerin bakış açıları üzerinden çeviri kuramı ile kurumsal mantıklar perspektifinden incelemektedir. Araştırmanın verilerini, stratejik planlamanın transferi sürecinde çeşitli roller üstlenmiş üst ve orta kademe kamu yöneticileriyle anlatı sorgulaması yöntemiyle gerçekleştirilen görüşmeler oluşturmaktadır. Bulgular, stratejik planlamanın yeni bağlamına girerken aktörler tarafından radikal bir değişime uğratıldığını; ancak bu değişimin bilinçli bir çeviri stratejisinden ziyade, dış baskılar ve aciliyet duygusuyla şekillenen reaktif bir süreç olduğunu göstermektedir. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Birliği (AB) gibi dış aktörlerin baskıları, bürokrasinin değişim arzusu, mali krizlerin çözüm ihtiyacı ve yeni hükümetin meşruiyet arayışı birleşerek aciliyet duygusuyla hareket edilmesine neden olmuş, gerekli uyarlamaların yapılmasını engellemiştir. Ayrıca, stratejik planlama, 5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu içinde yasal zemine kavuşmasının da etkisiyle, performans odaklı bir anlayıştan ziyade hâkim devletçi mantığın kontrolünde bir mali yönetim ve kontrol aracına dönüşmüştür. Aktörlerin perspektifine göre, Türkiye’de kamu yönetiminin hiyerarşik ve devletçi mantığı ile stratejik planlamanın piyasa ve performans mantığı arasındaki gerilim önemli bir sorun olarak değerlendirilmemiştir. Bu bağlamsal farka, zamanla üstesinden gelinebilecek bir iyimserlikle yaklaşılmış ve gerekli radikal uyarlamalar es geçilmiştir. Bu durum, hedeflenen başarılı sonuçların elde edilmesini engellemiştir. Buradan hareketle çalışma, stratejik planlama gibi yönetim araçlarının evrensel geçerliliğini savunan Yeni Kurumsal Kuram’ın varsayımına karşı temkinli bir yaklaşım benimsenmesini, İskandinav Kurumsalcılığı’nın işaret ettiği üzere, her transferin aslında yerel bağlamda yeniden üretilen bir ‘çeviri’ ve ‘farklılaşma’ süreci olduğunu savunmaktadır. Bu doğrultuda, reform başarısının, aracın evrensel teknik üstünlüğünden ziyade; aktörlerin yerel kurumsal mantıklar ile küresel modeller arasında kuracakları bilinçli ve ‘bağlama duyarlı bir çeviri stratejisine’ bağlı olduğu sonucuna varılmaktadır. Böylelikle çalışma, Batı-dışı bağlamlarda köklü devletçi mantıkların küresel yönetim araçlarını transfer sürecinde nasıl değiştirdiğini ampirik olarak göstererek, politika transferi ve çeviri kuramı yazınındaki evrensel reçete varsayımını eleştirerek literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Stratejik Planlama, Politika Transferi, Çeviri Kuramı, Aktör Temelli Kurumsalcılık, Kurumsal Mantıklar, Kamu Yönetimi
DOI : 10.71350/yoad.11.1.002 [PDF]
Nurdanur Tavlan Soydan
Algılanan Yetkinlikler, Algılanan Fırsatlar ve Başarısızlık Korkusunun Girişimcilik Faaliyeti Üzerine EtkisiBu çalışmada Planlı Davranış Teorisi, Sosyal Bilişsel Teori ve Beklenti Teorisi çerçevesinde algılanan yetkinliğin girişimcilik faaliyeti üzerindeki doğrudan ve fırsat algısı üzerinden dolaylı etkisi ile başarısızlık korkusunun girişimcilik faaliyetleri üzerindeki etkisinde algılanan yetkinliğin düzenleyici etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda Küresel Girişimcilik İzleme Araştırması [Global Entrepreneurship Monitor -GEM] kapsamında, Yetişkin Nüfus Anketi [Adult Population Survey-APS] ile 2021 yılında Türkiye’den 2404 katılımcıdan elde edilen ikincil verilerden faydalanılmıştır. Bu çalışma kapsamında bağımsız değişken olarak algılanan yetkinlikler, başarısızlık korkusu, aracı değişken olarak algılanan fırsatlar, bağımlı değişken olarak toplam erken aşama girişimcilik faaliyeti, kontrol değişkenleri olarak ise cinsiyet ve yaş değişkenlerine ilişkin veriler kullanılmıştır. Yaş değişkeni metrik, diğer değişkenler ise ikili kategori şeklinde değerlendirilmiştir. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla RStudio programından faydalanılarak lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, algılanan yetkinliğin girişimcilik faaliyeti üzerinde doğrudan ve algılanan fırsatlar üzerinden ise istatistiksel olarak anlamlı bir dolaylı etkisi olduğunu göstermektedir. Bunun yanında girişimcilik faaliyeti üzerinde başarısızlık korkusu ile algılanan yetkinliğin etkileşim etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Algılanan Yetkinlik, Algılanan Fırsat, Başarısızlık Korkusu, Girişimcilik Faaliyeti
DOI : 10.71350/yoad.11.1.003 [PDF]
YOAD/JMOS
Yazarlara Notlar